Yargıtay'dan Yıllık İzin Ücretinde Emsal Karar! Zamanaşımı Süresi Netleşti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten ayrılan çalışanların kullanmadıkları yıllık izinlerden doğan ücret alacaklarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, yıllık izin ücretinde zamanaşımı süresinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl olduğuna hükmetti. Karar, işçi ve işverenler açısından önemli sonuçlar doğuruyor.

Türkiye'de milyonlarca çalışanı ilgilendiren yıllık izin ücreti konusunda Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar geldi. İş sözleşmesi sona ermesine rağmen kullanılmayan izinlerinin karşılığını alamayan çalışanların açtığı davalarda uygulanacak zamanaşımı süresi yeniden değerlendirildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinlerden kaynaklanan ücret alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek önceki uygulamadan farklı bir içtihat ortaya koydu.

Yıllık İzin Ücretinde Zamanaşımı Kaç Yıl?

Yargıtay'ın değerlendirmesine göre, iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte ücrete dönüşen kullanılmamış yıllık izin haklarında 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanıyor.

Bu süre, çalışanın işten ayrıldığı tarihten itibaren işlemeye başlıyor.

Daha önce belirli dönemler bakımından 10 yıllık zamanaşımı süresini esas alan Yargıtay, yaptığı yeni değerlendirmede 5 yıllık sürenin uygulanması gerektiği sonucuna ulaştı.

11 Yıl Çalışan İşçinin İzin Ücreti Davası Yargıtay'a Taşındı

Karara konu olayda, yurt dışındaki inşaat şantiyelerinde yaklaşık 11 yıl demir ustası olarak çalışan D.K., emeklilik nedeniyle işinden ayrıldı.

Çalışma hayatı boyunca hak kazandığı ancak kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini alamadığı ileri sürülen işçinin vefatının ardından yakınları tarafından dava açıldı.

Davacılar, yıllık izin ücretinin yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve resmi tatil çalışmalarından kaynaklanan alacakların ödenmesini talep etti.

İşveren şirket ise taleplere karşı çıkarak zamanaşımı savunmasında bulundu.

Mahkeme 110 Günlük Yıllık İzin Hakkını Değerlendirdi

İlk derece mahkemesinde yapılan incelemede, işçinin çalışma süresi boyunca toplam 110 günlük yıllık ücretli izin hakkı kazandığı belirlendi.

Bu izinlerin kullandırıldığının veya ücretlerinin ödendiğinin işveren tarafından ispatlanamadığı değerlendirildi.

Mahkeme, bazı işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığına karar verirken yıllık izin ücreti ve diğer bazı talepler yönünden davayı kısmen kabul etti.

Kararın istinaf incelemesinden geçmesinin ardından dosya, işverenin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay'a taşındı.

Yargıtay Kararı Bozdu: 10 Yıl Değil, 5 Yıl

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücreti alacağında uygulanacak zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu vurguladı.

Somut olayda iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013 tarihinde sona erdiği, davanın ise 24 Ekim 2019 tarihinde açıldığı tespit edildi.

İşverenin süresinde zamanaşımı itirazında bulunmasını dikkate alan Yüksek Mahkeme, yıllık izin ücreti talebinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğine karar verdi.

Böylece Bölge Adliye Mahkemesinin hükmü oy birliğiyle bozuldu.

2017 Öncesindeki İşçilik Alacakları İçin de Önemli Değerlendirme

Yargıtay'ın kararında, 2012 ile 2017 yılları arasındaki döneme ilişkin yıllık izin ücreti alacakları da ele alındı.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 2017 yılında yıllık izin ücreti alacakları bakımından 5 yıllık zamanaşımı düzenlemesi getirilmişti.

Yüksek Mahkeme, önceki dönemde 10 yıllık süreyi esas alan yaklaşımını yeniden değerlendirerek 2012-2017 döneminde de 5 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirdi.

İşten Ayrılan Çalışanlar Nelere Dikkat Etmeli?

Karar, özellikle işten ayrıldıktan sonra kullanılmayan yıllık izinlerinin karşılığını almak isteyen çalışanlar açısından önem taşıyor.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca, iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde kullanılmamış yıllık izin sürelerine ait ücretin işçiye ödenmesi gerekiyor.

Ancak bu alacakların talep edilmesinde zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması büyük önem taşıyor.

Çalışanların işten ayrılış tarihlerini, izin kayıtlarını ve ücret belgelerini saklamaları; hak kaybı yaşamamak için yasal başvuru sürelerini takip etmeleri gerekiyor. Zorunlu arabuluculuk ve zamanaşımını etkileyebilecek diğer hukuki durumlar da ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay'ın kararı, yıllık izin hakkının kendisi ile iş sözleşmesi sona erdikten sonra ortaya çıkan yıllık izin ücreti alacağı arasındaki hukuki ayrımı bir kez daha gündeme taşıdı.