AB Komisyonu 2026 Türkiye Raporunu Yayımladı: Ekonomi ve Güvenlikte İş Birliği, Demokrasi Alanında Eleştiriler

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2026 Türkiye Raporu'nu kamuoyuna açıkladı. Raporda Türkiye'nin Avrupa güvenliği, bölgesel diplomasi ve ekonomik ilişkiler açısından taşıdığı stratejik önem vurgulanırken, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı konularında eleştirilere yer verildi. Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerindeki durgunluğun ise devam ettiği belirtildi.

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından hazırlanan 2026 Genişleme Paketi kapsamında Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve dış politika alanlarındaki gelişmeleri değerlendirildi. Komisyon, Türkiye'nin AB için önemli bir aday ülke ve stratejik ortak olmayı sürdürdüğünü bildirdi.

AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ve güvenlik ilişkilerinin önemine dikkat çekti. Taraflar arasındaki ticaret hacminin 210 milyar avroyu aştığını belirten Kos, karşılıklı çıkarların bulunduğu alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin Avrupa Güvenliğindeki Rolüne Vurgu

Raporda Türkiye'nin NATO üyeliği, coğrafi konumu ve bölgesel güvenliğe katkıları öne çıkarıldı.

Türkiye'nin özellikle Balkanlar, Karadeniz, Orta Doğu ve Güney Kafkasya'daki gelişmelerde önemli bir aktör olduğu belirtildi.

NATO'nun Kosova'daki KFOR misyonu ile Bosna-Hersek'teki EUFOR Althea Operasyonu'na sağlanan katkılar, Türkiye'nin Avrupa güvenliğindeki rolünü gösteren örnekler arasında sıralandı.

Ekonomik İlişkiler ve Gümrük Birliği Gündemde

Avrupa Komisyonu, Türkiye'nin işleyen bir piyasa ekonomisi oluşturma bakımından ileri düzeyde bulunduğunu değerlendirdi.

Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'nin Avrupa'nın tedarik zincirlerinin güçlendirilmesine ve çeşitlendirilmesine katkıda bulunduğu ifade edildi.

Marta Kos, Avrupa'daki bazı şirketlerin Gümrük Birliği'nin güncellenmesini ekonomik açıdan önemli gördüğünü belirtti.

Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Konusunda Eleştiriler

Raporda ekonomik ve stratejik iş birliğine yönelik olumlu değerlendirmelerin yanında Türkiye'nin demokratik standartlarına ilişkin eleştiriler de yer aldı.

Avrupa Komisyonu, seçilmiş yöneticiler, muhalefet temsilcileri ve sivil toplum aktörlerine yönelik hukuki süreçlerin demokratik ilkeler açısından endişeleri artırdığını savundu.

Yargı bağımsızlığı, temel haklar ve hukukun üstünlüğü alanlarında reform ihtiyacına dikkat çekildi.

Türkiye'nin AB üyeliği hedefi ile Komisyonun siyasi kriterlere ilişkin değerlendirmeleri arasındaki farklılığın büyüdüğü belirtildi.

AB Üyelik Müzakerelerinde Durgunluk Sürüyor

Komisyon, Türkiye ile katılım müzakerelerinin 2018 yılından bu yana fiilen durma noktasında bulunduğunu hatırlattı.

Bununla birlikte ticaret, göç yönetimi, iklim politikaları, ulaşım bağlantıları ve bölgesel güvenlik gibi ortak çıkar alanlarında temasların sürdüğü aktarıldı.

AB'nin Türkiye ile ilişkilerini belirli koşullara bağlı, aşamalı ve karşılıklı yarar temelinde ilerletmeyi hedeflediği kaydedildi.

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz Konuları da Raporda

Türkiye'nin Yunanistan ve Kıbrıs ile ilişkileri, raporun dış politika değerlendirmelerinde yer aldı.

Komisyon, Doğu Akdeniz'de istikrarın korunması, iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi ve Kıbrıs meselesinde Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülecek çözüm görüşmelerinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Dış Politikada Arabuluculuk Faaliyetleri Öne Çıktı

Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere bölgesel krizlerde yürüttüğü diplomatik girişimler de raporda değerlendirildi.

Ankara'nın Ukrayna ile stratejik ilişkilerini sürdürürken Rusya ile ekonomik ve diplomatik temaslarını koruduğu belirtildi.

Orta Doğu'daki gelişmelerde Türkiye'nin diplomatik faaliyetlerine dikkat çekilirken, bazı dış politika başlıklarında Ankara ile Brüksel arasında görüş ayrılıklarının sürdüğü ifade edildi.

Siber Güvenlik ve Hibrit Tehditlere Dikkat Çekildi

Raporda Türkiye'nin siber saldırılar, yapay zekâ destekli dezenformasyon, kritik altyapılara yönelik tehditler ve düzensiz göçün kötüye kullanılması gibi güvenlik riskleriyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Karadeniz'deki güvenlik gelişmeleri ile insansız hava ve deniz araçlarından kaynaklanan riskler de değerlendirilen konular arasında yer aldı.

Türk Vatandaşlarına Schengen Vizesi Hatırlatması

Komisyon, Türk vatandaşlarının Schengen Bölgesi'ne seyahatlerinde vize zorunluluğunun devam ettiğini hatırlattı.

Bununla birlikte 15 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilen ve uygun başvuru sahiplerine daha elverişli, kademeli çok girişli vize imkânları sunan düzenlemeye değinildi.

Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Dönemin Öncelikleri

2026 Türkiye Raporu, Ankara ile Brüksel arasındaki ilişkilerin iki temel başlık üzerinden ilerlediğini ortaya koydu.

Ekonomi, ticaret, güvenlik ve bölgesel diplomasi alanlarında iş birliği sürerken, demokratik standartlar ve üyelik kriterleri konusundaki görüş ayrılıkları devam ediyor.

Önümüzdeki süreçte Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize uygulamaları, bölgesel güvenlik ve siyasi reformlar, Türkiye-AB ilişkilerinin gündemindeki başlıca konular olmayı sürdürecek.