15 Yaş Altına Sosyal Medya Sınırlaması Geliyor: Uzmanlardan Ailelere Kritik Uyarı

Türkiye'de 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenleme 1 Kasım 2026'da yürürlüğe girecek. Uzmanlar, çocukların dijital dünyadaki tehlikelerden korunması için yalnızca yaş sınırlamasının yeterli olmayacağını belirterek ailelerin dijital okuryazarlık konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocukların internet ortamında karşılaşabileceği riskleri azaltmayı amaçlayan yeni sosyal medya düzenlemesi, dijital güvenlik konusunu yeniden gündeme taşıdı. Düzenleme kapsamında 15 yaşını doldurmayan çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulamayacak. Ancak uzmanlara göre uygulamanın başarılı olması, ailelerin bilinçli yaklaşımına, eğitim kurumlarının desteğine ve sosyal medya şirketlerinin sorumluluklarını yerine getirmesine bağlı olacak.

15 Yaş Altındaki Çocuklar İçin Yeni Dönem 1 Kasım'da Başlıyor

Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Yeni düzenlemeyle sosyal medya platformlarının yaş doğrulama süreçlerini uygulaması ve çocukların dijital güvenliğine ilişkin sorumluluklarını yerine getirmesi hedefleniyor.

Uzmanlar ise yaş kontrolü yapılırken kullanıcıların kişisel bilgilerinin korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Çocukları Bekleyen Dijital Tehlikeler Artıyor

CyberArts Üst Yöneticisi Erdem Eriş, çocukların internette yalnızca yaşlarına uygun olmayan içeriklerle karşılaşmadığını, çok daha ciddi güvenlik sorunlarının da ortaya çıkabildiğini belirtti.

Siber zorbalık, sahte hesaplar, dolandırıcılık, kişisel veri hırsızlığı ve dijital şantaj çocukları tehdit eden başlıca riskler arasında yer alıyor.

Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çocuklara ait fotoğrafların kötüye kullanılma ihtimalinin arttığına işaret ediliyor.

Bu nedenle ailelerin çocuklarının fotoğraflarını, okul bilgilerini ve konumlarını internet ortamında paylaşırken daha dikkatli davranması gerekiyor.

Ailelerin Dijital Okuryazarlığı Güçlendirilmeli

Sosyal Medya Uzmanı ve İletişim Danışmanı Ümit Sanlav, çocukların korunmasında yasal düzenlemeler kadar ailelerin teknoloji kullanımına ilişkin bilgi düzeyinin de önemli olduğunu ifade etti.

Sanlav'a göre sosyal medya şirketlerinin yalnızca yaş doğrulama sistemleri oluşturması yeterli değil. Çocuklara sunulan içerikler, öneri algoritmaları ve kullanıcıların birbirleriyle iletişim kurma biçimleri de güvenlik açısından denetlenmeli.

Dijital okuryazarlık eğitiminin hem ailelerde hem de okullarda yaygınlaştırılması, çocukların interneti daha güvenli kullanabilmesi açısından önemli görülüyor.

Asıl Tehlike Yalnızca Ekran Başında Geçirilen Süre Değil

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül, sosyal medya kullanımının çocukların dikkat gelişimi, sosyal ilişkileri ve davranışları üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Başgül, özellikle kullanıcıları uzun süre platformda tutmayı amaçlayan dijital özelliklerin risklerine işaret etti.

Sonsuz kaydırma, otomatik video oynatma, sürekli bildirimler ve kişiselleştirilmiş içerik önerileri, çocukların ekran karşısında planladıklarından daha fazla zaman geçirmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle yalnızca günlük ekran süresini sınırlamak yerine çocukların hangi içeriklere maruz kaldığının da takip edilmesi gerekiyor.

Öğretmenlere ve Okullara da Önemli Görevler Düşüyor

Uzmanlar, çocukların dijital güvenliğinin sağlanmasında eğitim kurumlarının da aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Okullarda verilecek güvenli internet eğitimleriyle öğrencilerin kişisel bilgilerini koruma, çevrim içi dolandırıcılığı tanıma ve siber zorbalık karşısında doğru davranış geliştirme becerilerinin artırılması hedefleniyor.

Öğretmenlerin de problemli teknoloji kullanımının erken belirtilerini fark edebilecek bilgi ve farkındalığa sahip olması önem taşıyor.

Yaş Doğrulama Dolandırıcılığına Karşı Dikkat

Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte yaş doğrulama işlemlerini taklit eden sahte mesajların ortaya çıkabileceği uyarısı yapıldı.

Uzmanlar, kullanıcıların kendilerine gönderilen şüpheli bağlantılar üzerinden e-Devlet şifrelerini, kimlik bilgilerini ve diğer kişisel verilerini paylaşmamaları gerektiğini hatırlatıyor.

Yaş doğrulama işlemlerinin yalnızca güvenilir ve resmî kanallar üzerinden gerçekleştirilmesi öneriliyor.

Çocuklarla Güvene Dayalı İletişim Kurulmalı

Uzmanların üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise ebeveynlerle çocuklar arasındaki iletişim.

Çocukların internet ortamında karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle rahatça paylaşabilmesi, dijital güvenliğin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Ailelerin yalnızca yasaklayıcı bir tutum benimsemek yerine çocuklarına internetin risklerini anlatması, güvenli kullanım alışkanlıkları kazandırması ve kendi teknoloji kullanımlarıyla örnek olması gerekiyor.

Yeni sosyal medya düzenlemesinin etkili olabilmesi için yaş sınırlaması, platform denetimleri, okul eğitimleri ve ailelerin dijital farkındalığının birlikte güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı, 16 Ekim 2026