Eğitim-Bir-Sen’den yükseköğretimde reform çağrısı: Yapısal dönüşüm hızlanmalı
Eğitim-Bir-Sen, yeni akademik yıl dolayısıyla yükseköğretim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak üniversitelerde yapısal dönüşümün hızlandırılması çağrısı yaptı. Sendika; akademik personelin mali haklarından doçentlik kriterlerine, idari personelin özlük haklarından üniversite kontenjanlarına kadar birçok alanda yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu bildirdi.
Yeni akademik yılda reform beklentisi
Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan değerlendirmede, yükseköğretimin yalnızca öğrenci ve üniversite sayıları üzerinden ele alınmaması gerektiğine dikkat çekildi. Üniversitelerde bilimsel kalite, akademik özgürlük, liyakat, istihdam ve çalışanların haklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkiye'nin yükseköğretimde uluslararası rekabet gücünü artıracak ve bilimsel üretimi destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi istendi.
Yapay zekâ eğitim sistemine entegre edilmeli
Teknolojide yaşanan hızlı değişimin üniversiteleri de doğrudan etkilediğine dikkat çekilen açıklamada, özellikle yapay zekâ teknolojilerinin eğitim süreçlerine dahil edilmesinin önem taşıdığı belirtildi.
Yapay zekânın etik kullanımına ilişkin standartların oluşturulması, öğrencilerin teknolojik dönüşüme hazırlanması ve yaşam boyu öğrenme anlayışının güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Üniversite öğrencilerinin yalnızca teorik bilgiyle değil; problem çözme, eleştirel düşünme, yenilikçilik ve değişen koşullara uyum sağlama yetenekleriyle mezun olmalarının önemine vurgu yapıldı.
Akademik başarıda yeni kriterler önerildi
Sendika, akademik başarının yalnızca yayın sayısı üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığını belirtti.
Akademisyenlerin yaptığı çalışmaların bilimsel niteliğinin yanı sıra patent, faydalı model, nitelikli atıf ve katma değer oluşturan projeler gibi sonuçların da değerlendirme sisteminde daha fazla dikkate alınması gerektiği ifade edildi.
Türkiye'deki üniversitelerin uluslararası araştırma ağlarında daha güçlü şekilde temsil edilmesi gerektiğine de dikkat çekildi.
Öğretmen ihtiyacına göre kontenjan planlaması yapılmalı
Eğitim fakültelerindeki kontenjanların belirlenmesinde Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen ihtiyacının dikkate alınması istendi.
Demografik gelişmeler, mevcut öğretmen sayıları, norm kadro ihtiyacı ve gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçların birlikte değerlendirilerek kontenjan planlamasının yapılması gerektiği belirtildi.
Eğitim fakülteleri ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin öğretmen yetiştirme sisteminin niteliğine katkı sağlayacağı ifade edildi.
Üniversite kontenjanlarında istihdam dikkate alınmalı
Üniversitelerdeki bölüm ve program kontenjanlarının belirlenmesinde mezunların istihdam imkanlarının önemli kriterlerden biri olması gerektiği kaydedildi.
Ülkenin insan kaynağı ihtiyacı, öğrencilerin tercihleri, bölgesel gereksinimler ve mezuniyet sonrasındaki iş imkanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Bu yöntemle bazı programlarda yaşanan kontenjan boşluklarının ve ihtiyaçtan fazla mezun verilmesinin önüne geçilebileceği ifade edildi.
Doçentlik kriterleri yeniden ele alınmalı
Eğitim-Bir-Sen, akademik yükselme süreçlerinde uygulanan doçentlik kriterlerinin de yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Değerlendirmelerde yalnızca yayın sayısının değil, çalışmaların bilimsel niteliğinin, aldığı nitelikli atıfların, patentlerin ve oluşturduğu katma değerin dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Doçentlik kriterlerinde yapılacak değişikliklerin akademisyenleri mağdur etmemesi için yeni şartların makul bir geçiş süresinin ardından uygulanması gerektiği ifade edildi.
Akademisyenlerin mali hakları iyileştirilmeli
Sendikanın gündeme getirdiği önemli konulardan biri de akademik personelin ücretleri oldu.
Akademisyenlerin görev, sorumluluk ve bilimsel çalışmalarının karşılığını alabilecekleri bir ücret sisteminin oluşturulması gerektiği belirtilerek mali ve özlük haklarının geliştirilmesi çağrısı yapıldı.
Nitelikli insan kaynağının üniversitelerde tutulabilmesi ve akademik kariyerin daha cazip hale getirilebilmesi için ekonomik koşulların iyileştirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı.
Akademik kadrolarda liyakat ve şeffaflık vurgusu
Üniversitelerde akademik kadro ilanlarının belirli kişileri tarif edecek özel şartlar içermemesi gerektiğine dikkat çekildi.
Akademik atama ve yükseltme süreçlerinin liyakat, eşitlik, objektiflik ve şeffaflık ilkelerine göre yürütülmesi istendi.
Bu ilkelerin üniversitelere ve akademik sisteme duyulan güveni güçlendireceği belirtildi.
İdari personelin hakları için düzenleme talebi
Üniversitelerde görev yapan idari personelin sorunlarına da dikkat çekildi.
Üniversiteler arasında yer değişikliği imkanının sürekli ve belirli kriterlere bağlı bir sisteme dönüştürülmesi gerektiği ifade edilirken, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli şekilde gerçekleştirilmesi istendi.
Ayrıca idari personelin yükseköğretim tazminatından yararlanması ve bazı yönetici kadrolarının mali haklarının emsal kamu görevleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği belirtildi.
Deprem bölgesindeki akademisyenlere destek sürmeli
Depremden ağır şekilde etkilenen bölgelerde görev yapan akademisyenlerin desteklenmesine yönelik uygulamaların devam ettirilmesi gerektiği de ifade edildi.
Özellikle Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya gibi illerde akademik personelin bölgede görev yapmasını teşvik edecek mali desteklerin sürdürülmesinin önemli olduğu belirtildi.
Yeni Yükseköğretim Kanunu çağrısı
Eğitim-Bir-Sen'in öne çıkardığı konulardan biri de yükseköğretim mevzuatının yenilenmesi oldu.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun günümüz üniversitelerinin ihtiyaçları ve küresel yükseköğretim sistemindeki değişimler dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiği savunuldu.
YÖK'ün ise yükseköğretimde genel politikaları belirleyen, planlama yapan, koordinasyonu sağlayan ve kalite standartlarını denetleyen bir yapıya kavuşturulması önerildi.
Yükseköğretimde ortak akıl çağrısı
Eğitim-Bir-Sen, yükseköğretimde yapılacak değişikliklerin geniş katılımlı bir anlayışla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim fakültelerinden akademik yükselme kriterlerine, üniversite çalışanlarının özlük haklarından yükseköğretim mevzuatına kadar birçok alanda yapısal reformlara ihtiyaç bulunduğu ifade edildi.
Bu kapsamda siyasi karar vericiler, YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ve akademik camiaya ortak hareket etme çağrısı yapıldı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.